Eski beslenme alışkanlıklarınıza yavaş yavaş dönün. Uzun süre oruç tuttuktan sonra vücudunuz farklı bir düzene alışmakta zorlanabilir.

İlk başta günde 3 ana öğün ile başlayın ve günler geçtikçe teker teker ara öğünler ekleyin. Ara öğünlerinizi ağırlıklı olarak meyve, kuru meyve, kuru yemiş, süt ve süt ürünleri ile yapmaya çalışın.

Ancak elbette tükettiğiniz her şeyi ara öğün olarak sayıp gereğinden fazla şey de yemeyin. Örneğin misafirliğe gittiğinizde ilk olarak ikram edilen şekerlerden yemek yerine, yerinizi küçük bir parça tatlıya saklayın. Siz de misafirlerinize şeker yerine kuru meyve ikram edebilirsiniz. Hamur işi veya şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih etmeye çalışın. Sıcaklarda ferahlatması için dondurma tercih edebilir veya canınız gerçekten şerbetli tatlı istiyorsa bu isteğinize yakın olabilecek daha sağlıklı bir tatlı yapabilirsiniz: Örneğin kadayıflı muhallebi veya sütlü irmik tatlısı. Yemek yerken besinleri iyi çiğneyin.

Azar azar ve yavaş yavaş yiyin, böylece daha az besin tüketerek tokluk hissine ulaşmış olacaksınız. Ramazan ayı boyunca vücudunuz susuzluğa alışmış olabilir; ama özellikle yaz aylarında daha fazla su kaybı yaşadığınız için bolca su (günde 2-2,5 litre kadar) tüketmelisiniz. Sıvı tüketiminizi artırmak için öğünlerinizde ayran ya da komposto gibi gıdalar da ekleyebilirsiniz.

Sahur vakitlerinden kalma bir alışkanlıkla gece geç saatlerde yemek yemeyin. Onun yerine gece ara öğünlerinizde (yatmadan 2 saat kadar önce) meyve ya da yoğurt gibi besinleri tercih etmeye çalışın. Kavun veya karpuz hem sizin seveceğiniz hem de sağlıklı bir ara öğün olabilir, bu meyvelerin bir porsiyonu iki parmak kalınlığında bir ay dilimi kadardır.